Dezenformasyon Nedir? Markanızı Buna Karşı Nasıl Korursunuz?

Dezenformasyon Nedir? Markanızı Buna Karşı Nasıl Korursunuz?

Posted by

Dezenformasyon nedir? Dezenformasyon şirketlere ve ekonomilere zarar vermek amacıyla yaygın olarak kullanılan son derece etkili bir silahtır. Günümüzde buna ekonomik dezenformasyon endüstrisi adı verilmekte. Yabancı aktörler tarafından düzenlenen dezenformasyon saldırılarının kapsamı ve karmaşıklığı sebebiyle şirketlerin kendilerini koruyabilmek adına yeni güvenlik stratejileri geliştirmeleri ve bu kapsamda yeni önlemleri uygulamaya koymaları gerekiyor. Dezenformasyondaki bu eğilim başlıca olarak marka değeri, çalışan ilişkileri, genel kurum kültürü, müşteri ve çalışan güvenliği ile tüketici güveni için çok büyük riskler oluşturmaktadır. Bu yüzden şirketler dezenformasyon operasyonlarına karşı proaktif azaltma stratejileri bulmak amacıyla aktif arayışlar içerisine girmelidirler.

Dezenformasyon saldırılarına karşı markanızın itibarını savunmak için net ve ana hatlarıyla belirlenmiş bir stratejiye sahip olmalısınız. Bu bağlamda birçok uzman araştırmacı şirketlerin dezenformasyon savunmasına odaklanmış bir strateji geliştirmelerini ve kurum içi analizlerde bulunarak risk tahmini kaynaklarına yatırım yapmalarını tavsiye etmektedir. Konu ile ilgili uzmanları da dezenformasyon savunmasına dahil etmek şirketlerin marka ve çevrimiçi dezenformasyon dünyasındaki aktörler ve taktikler ağını anlamalarına yardımcı olmak için elzemdir.

Dezenformasyon Nedir?

Sosyal medya kanallarının etkinliklerinin bir sonucu olarak geleneksel haber döngüsü bir hayli hızlandı. Bu sebeple artık birçok insan haberlerinin tamamını olmasa da büyük çoğunluğunu sosyal medya ağlarından takip ediyor. Bu çarpıcı gelişme bilginin hem hızını hem de erişilebilirliğini artırdı. Artık internet bağlantısı olan herkes bilerek veya bilmeyerek yanlış bir anlatı yayma yeteneğine sahip. Tüm bunların neticesinde yanlış bilgi ve dezenformasyon da doğal olarak daha yaygın hale geldi.

Sosyal Medya Dezenformasyon Ne Demek?

Sosyal medyanın günümüzdeki etkisi yadsınamaz derecede büyük. Geniş kitleler üzerinde bu derece büyük bir etkiye sahip bu kanallar dezenformasyon saldırıları için ister istemez eşsiz bir ortam sağlamakta. Bu bağlamda kurumlara yönelik gerçekleştirilecek dezenformasyon saldırılarının bir numaralı kaynağı olarak sosyal medya kanalları sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Gerek ücretsiz oluşu gerekse de bilgiyi çok hızlı bir şekilde geniş kitlelere eriştirebilmesi sayesinde sosyal kanallar üzerinden gerçekleştirilecek dezenformasyon saldırıları markanızın itibarı üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Bu bağlamda dezenformasyon saldırılarına karşı tedbir alma konusunda atacağınız adımlardan en önemlisi olarak sosyal dinleme çalışmaları karşımıza çıkmaktadır. Sosyal dinleme sayesinde markanız hakkında neler konuşulduğunu takip edebilir ve bu konuşmaların dezenformasyon amacı taşıyıp taşımadıklarını da tespit edebilirsiniz.

Yanlış Bilgi ve Dezenformasyon Arasındaki Fark Nedir?

Yanlış bilgi ve dezenformasyon son birkaç aydır yoğun bir şekilde tartışılıyor. Yüzeysel olarak incelendiklerinde bu iki kavram temelde birbirlerinin yerine kullanılabilir gibi görünüyor. Yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun sonuçları ve etkisi aynı olabilir. Fakat bu iki terim arasındaki fark aslında niyette yatmaktadır. Bu bağlamda yanlış bilgi, kasıtsız olarak yayılır. Dezenformasyon ise duyguları manipüle etmek için tasarlanmış ve kasıtlı olarak yayılan yanlış bilgidir. Dezenformasyon tipik olarak sosyal, politik veya ekonomik sonuçları etkilemek ve nihayetinde zarar vermek için tasarlanır. Dezenformasyon sorunu aslında yeni değil. Ancak son birkaç yıldır yaşanan olaylar sebebiyle etkisini bir hayli artırmış durumda.

Önceden Plan Yapın ve Gerçeklere Bağlı Kalın

Veri eksiklikleri ve bilgi boşlukları yanlış bilginin ortaya çıkmasındaki en önemli sebeplerdendir. Bu sebeple bu konuya önleyici bir şekilde yaklaşmaya çalışarak yeterli kaynakları ayırmak gerekir. Bunu yapmak kurumunuzun dezenformasyon rezonansından kaçınmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte organizasyonlarınız veya sorumluluk konularınız hakkında sosyal medya kanalları başta olmak üzere çeşitli platformlarda hali hazırda söylenenleri görmek için sosyal medya izlemesi gerçekleştirmeniz de gerekir. Bu platformlarda “Bana Her Şeyi Sor” oturumları aracılığıyla ideal hedef kitlenize ulaşarak dezenformasyonla yüzleşebilirsiniz. Son olarak dezenformasyon saldırılarına karşı oluşturacağınız önleyici tedbirleri de mutlaka bir planlama dahilinde uygulamaya koymalısınız.

Yanlış Mesajlara Karşı Durun, Tekrar Etmeyin

Dezenformasyon saldırılarıyla karşı karşıya kalan çoğu kurumun ilk tepkisi içgüdüsel olarak iddianın neden yanlış olduğunu açıklamak oluyor. Ancak birçok uzman kurumları bu içgüdüye karşı uyarıyor. Çünkü kurumlar, haklarındaki asılsız iddiaları çürütmek isterken aslında onları istemeden de olsa tekrarlama hatasına düşmektedirler. Bu tekrarlama dezenformasyon saldırılarını daha da güçlendirebilir. Bunun neticesinde de kurumunuzun maruz kaldığı dezenformasyon saldırısı daha fazla görünürlük kazanacaktır. Birçok uzman bunun yerine kendi mesajınızı ileterek dezenformasyonun ilk etapta ortaya çıkmasına fırsat veren veri ve bilgi boşluklarını doldurmanızı tavsiye ediyor. Bunu yaparken de dezenformasyon saldırılarının üstesinden gelebilmenizin anahtarı gerçekleri manipüle etmek yerine onlara dayalı bir şekilde hareket etmek olacaktır.

Yanlış Bilgi ve Dezenformasyon İşaretleri

Kurumlar her daim yanlış bilgi ve dezenformasyona karşı gözlerini ve kulaklarını açık tutmalıdırlar. Bu bağlamda her kurumun kitleleri doğru bir şekilde bilgilendirecek profesyonelleri istihdam etmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda sosyal dinleme çalışmaları iyi bir ilk adım olabilir. Ancak aynı zamanda ekipleriniz kurumunuza ait iç verileri de daha derin bir şekilde incelemelidir. Bir sorunu tespit etmek her şeyden önce mevcut verilerin genişliğine bakmayı ve sorun yaratabilecek yeterli sinyalleri tespit edebilmeyi gerektirmektedir. Bu süreçlerde iletişim ekiplerinizin kurumunuzun varlığı hakkında temel bir anlayışa sahip bulunmaları hayati bir öneme sahiptir. Bu sayede kurumunuz hakkındaki çevrimiçi konuşmalarda ani bir artış olup olmadığına veya normalde olmayan bir şeyin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair daha net göstergelere sahip olabilirler.

Yanlış Bilgi ve Dezenformasyon Hakkında Ne Yapabilirsiniz?

Hem yanlış bilginin hem de dezenformasyonun yarattığı etkiyi ölçmenize ve anlayabilmenize yardımcı olabilecek birçok ücretsiz araç bulunmaktadır. Bununla birlikte konu ile ilgili çok sayıda kurumsal düzeyde çözümler sağlayan kaynaklardan da yardım alabilirsiniz. Dezenformasyon saldırılarına karşı en önemli gereklilik saldırılara karşı her daim hazırlıklı olabilmektir. Bu hazırlık süreci de kuruluşların temel medya varlığını anlamakla başlar.

Ayrıca kurumunuzun ve sorumluluk alanınızın tüm medya ortamlarında ne sıklıkla tartışıldığının da bir kaydını tutmalısınız. Buna geleneksel medya, yayın ve sosyal medya da dahildir. Bu şekilde konuşmalarda ani bir artış olduğunda veya bir şeylerin yanlış gittiğini fark ettiğinizde dahili temel kayıtlarınıza başvurabilirsiniz. Bu bağlamda kurumunuza yönelik olarak gerçekleştirilebilecek dezenformasyon saldırılarına karşı tüm ortamlardaki konuşmaları izleyebilen bir medya izleme çözümü kullanmanız en etkili yöntem olacaktır. Bu çözüm TV, radyo ve podcastlerden çevrimiçi haberlere, basılı yayınlara ve sosyal medya ağlarına kadar geniş bir kapsama sahip olmalıdır. Bu sayede çevrimiçi ortamlardan diğer medya kanallarına kadar tüm ortamlarda neler olup bittiğine dair 360 derecelik bir görüşe sahip olabilirsiniz.

Paylaş

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.